Her şeyin başı blog, bakış açımı nasıl değiştirdi?
Bir süre önce esraerdal.com adlı blogumu havaya uçurduğumuzdan bahsetmiştim. Biraz ihmal biraz da incelikler yüzünden diyelim. Şimdi de düşünüyorum da iyi ki de öyle oldu. Annem habire yazılarımda ruh halimi açıkca yansıtmamdan yakınıyordu bense tam tersine ne hissedersem yazmaya devdam ediyordum. Kendisi burnum yere düşse almamı öğütlerdi. Yani bir nevi hep güçlü olmam, dik durmam namına söylemiş şeylerdi bunlar. İlk başta her şey güzel gidiyordu, taaa ki komple yere çakılana kadar. Her şeyi elime yüzüme bulaştırmamdan sonraki dönemde bak gördün mü çok havalara girdin Allah burnunu böyle sürter işte demeyi de ihmal etmedi. Aslında sorun şu ki annecim ben mutlu olduğum zamanlar yazamıyorum. İşin aslı işlerimi ihmal ettiğimden ajans gümbürtüye gitti, havalara filan girmemiştim. Yoksa ayaklarım yerinden kesilecek kadar mutlu edilmiştim de ben mi hatırlamıyorum yav? Velhasıl ben de Van Goh misali, acıdan beslendiğimi fark ettim, daha çok biriktirebiliy...