Her şeyin başı blog, bakış açımı nasıl değiştirdi?
Bir süre önce esraerdal.com adlı blogumu havaya uçurduğumuzdan bahsetmiştim. Biraz
ihmal biraz da incelikler yüzünden diyelim. Şimdi de düşünüyorum da iyi ki de öyle oldu. Annem habire yazılarımda ruh halimi açıkca yansıtmamdan yakınıyordu bense tam tersine ne hissedersem yazmaya devdam ediyordum.
Kendisi burnum yere düşse almamı öğütlerdi. Yani bir nevi hep güçlü olmam, dik durmam namına söylemiş şeylerdi bunlar. İlk başta her şey güzel gidiyordu, taaa ki komple yere çakılana kadar. Her şeyi elime yüzüme bulaştırmamdan sonraki dönemde bak gördün mü çok havalara girdin Allah burnunu böyle sürter işte demeyi de ihmal etmedi.
Aslında sorun şu ki annecim ben mutlu olduğum zamanlar yazamıyorum. İşin aslı işlerimi ihmal ettiğimden ajans gümbürtüye gitti, havalara filan girmemiştim. Yoksa ayaklarım yerinden kesilecek kadar mutlu edilmiştim de ben mi hatırlamıyorum yav? Velhasıl ben de Van Goh misali, acıdan beslendiğimi fark ettim, daha çok biriktirebiliyorum böyle zamanlarda.
Kendisi burnum yere düşse almamı öğütlerdi. Yani bir nevi hep güçlü olmam, dik durmam namına söylemiş şeylerdi bunlar. İlk başta her şey güzel gidiyordu, taaa ki komple yere çakılana kadar. Her şeyi elime yüzüme bulaştırmamdan sonraki dönemde bak gördün mü çok havalara girdin Allah burnunu böyle sürter işte demeyi de ihmal etmedi.
Aslında sorun şu ki annecim ben mutlu olduğum zamanlar yazamıyorum. İşin aslı işlerimi ihmal ettiğimden ajans gümbürtüye gitti, havalara filan girmemiştim. Yoksa ayaklarım yerinden kesilecek kadar mutlu edilmiştim de ben mi hatırlamıyorum yav? Velhasıl ben de Van Goh misali, acıdan beslendiğimi fark ettim, daha çok biriktirebiliyorum böyle zamanlarda.
Peki beni tanımayanlar kısa bir özet geçeyim...
2009 yılında kısa kısa metinler yazıp forumlar için tanıtım yazıları oluşturmaya başladım. Ardından sosyal medya içerikleri, marka ve şahıslara yönelik blog metinleri derken baktım ki para kazanıyorum "git evinin kadını, kedilerinin anası ol, kendi ayakları üzerinde dur, hadi bakim yallah" dedim ve kurumsal hayatıma son verdim. Bu süre içerisinde basılı ve masaüstü yayıncılık hakkında epey denemelerim oldu. Haliyle bu kadar tecrübeden sonra neden bir blogum olup olmadığı özellikle yeni tanıştığım insanlar tarafından merak edildi.
Bende neden kişisel bloguma devam etmek istemediğimi sorgulamaya başladım. Yazdıklarımın bir tonu olmuyordu, kendi markamı doğru konumlandıramadığımı fark edince nerede hata yaptığımı anlamak için Salih Seçkin Kılıç'ın Her şeyin başı blog kitabını okumaya karar verdim. Ve şimdi iğneyi kendime batırmaya başlıyorum. Hazırsanız üzerime rahat bir şeyler giyip geliyorum.
Bende neden kişisel bloguma devam etmek istemediğimi sorgulamaya başladım. Yazdıklarımın bir tonu olmuyordu, kendi markamı doğru konumlandıramadığımı fark edince nerede hata yaptığımı anlamak için Salih Seçkin Kılıç'ın Her şeyin başı blog kitabını okumaya karar verdim. Ve şimdi iğneyi kendime batırmaya başlıyorum. Hazırsanız üzerime rahat bir şeyler giyip geliyorum.
Her şeyin başı blog, bakış açımı nasıl değiştirdi?
Kişisel isim mi olmalı, yoksa takma adla mı yazmalı, kimlik
saklanmalı mı ve en önemlisi domain com ya da com.tr gibi olmalı gibi kafamda sorun işaretlerim vardı. Wordpress ya da blogspot uzantılarını kullanmanın prestijli olmadığını düşünüyordum. Tabii bu kararları alma süreci beni epey oyaladı. Domaini al, hosting al, sonra bunlarla
ilgilenmesi için bu işlerden anlayan kafalı bir arkadaşından destek almak için
ona şirinlikler yap, rica minnet işi yaptırmaya çalış bir de üstüne kendini
borçlu hisset filan. Ne büyük çileymiş beeee!
Her şeyin başı blog kitabını okuduktan sonra bunların gereksiz incelikler olduğunu fark ettim. Sen yeterki başla gerisi gelir diyordu kitapta.
Çocuğun ismi ne olsun?
Zaten kafamda bu işleri evirip çevirirken yüksek dozda kafeinden yatakta döndüğüm bir gece aklıma isim geldi. Her güne 1 post. Eğer her gün 1 içerik yazma hedefim olursa kendimi disipline ediyor olacak böylece projemin de gidişatı hakkında günlük raporlamalar sunabilecektim.
Blog uzantı ne olmalı
Madem google amca blogger'ı daha çok seviyormuş, e bir de bunu deneyelim madem dedim ve blogumu açmam sadece 10 dakikamı aldı. Ne hostingle ne de domainle uğraşmadım. En önemlisi işlerimi rica minnet yaptırabilmek için kimsenin peşinde dolanmak zorunda kalmıyorum. Bin defa tekrarladım kendime, sen yeter ki başla, gerisi gelir, önemli olan içerik, samimiyet ve istikrar...
Ne kadar okunuyor kaygısı
Okunup okunmamasını zerre kadar önem vermiyorum artık. Bunu her hangi bir ticari ya da popülarite kaygısı ile yapmıyorum. Tam tersime mesleki gelişimim açısından, birilerinin ilham alabileceği, danışabileceği bir sayfa belki ileriye dönüp müthiş bir başarı hikayesi ya da başarısızlık hikayesi olacak belki de. Ama tam 365 gün boyunca bloguma yazma sözü verdim.
Her şeyin başı blog kitabını okuduktan sonra bunların gereksiz incelikler olduğunu fark ettim. Sen yeterki başla gerisi gelir diyordu kitapta.
Çocuğun ismi ne olsun?
Zaten kafamda bu işleri evirip çevirirken yüksek dozda kafeinden yatakta döndüğüm bir gece aklıma isim geldi. Her güne 1 post. Eğer her gün 1 içerik yazma hedefim olursa kendimi disipline ediyor olacak böylece projemin de gidişatı hakkında günlük raporlamalar sunabilecektim.
Blog uzantı ne olmalı
Madem google amca blogger'ı daha çok seviyormuş, e bir de bunu deneyelim madem dedim ve blogumu açmam sadece 10 dakikamı aldı. Ne hostingle ne de domainle uğraşmadım. En önemlisi işlerimi rica minnet yaptırabilmek için kimsenin peşinde dolanmak zorunda kalmıyorum. Bin defa tekrarladım kendime, sen yeter ki başla, gerisi gelir, önemli olan içerik, samimiyet ve istikrar...
Ne kadar okunuyor kaygısı
Okunup okunmamasını zerre kadar önem vermiyorum artık. Bunu her hangi bir ticari ya da popülarite kaygısı ile yapmıyorum. Tam tersime mesleki gelişimim açısından, birilerinin ilham alabileceği, danışabileceği bir sayfa belki ileriye dönüp müthiş bir başarı hikayesi ya da başarısızlık hikayesi olacak belki de. Ama tam 365 gün boyunca bloguma yazma sözü verdim.
Ve şimdi her gün bu bloga girip yaşadığım zorlukları, keşfettiklerimi, yolumun kesiştiklerini, restleştiklerimi kısacası benim yaşam savaşımı ama en önemlisi de hayalimi ve idealim olan web sayfası projem için izlediğim yolu gün be gün rapor ediyorum. ( yaptım mı hayır blog açalı bi hafta oldu ama sadece 1 post girebildim!!!!)
Devamı YARIN....
Yorumlar
Yorum Gönder